olağan duyu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
olağan duyu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2007 Pazar

KISKANÇLIK

İdeal evliliklerin temelinde, dozunda kıskançlık ve eşin sadakatine güven duygusu bulunur.

Sokolof 'a göre "Kıskançlık, insanın en az bilinen duygusu ve üzerinde en az konuşulan davranışıdır. Bir muammadır." Decrates ise, "Kıskançlık, sahip olduklarını koruma isteğinden kaynaklanan bir tür korkudur." diyor.


Her insanda az veya çok kıskançlık duygusu vardır. Karşısındakini ya sevgiden dolayı, ya da "sende var bende niçin yok" diye kıskanır.

Aslında dozunda olan kıskançlık normaldir ve sevginin, bağlılığın bir göstergesi olarak kabul edilir. Yazar ve evlilik danışmanı David R. Mace "Normal kıskançlık, pek çok evliliği kurtarmış bir evlilik sübabıdır. Anormal kıskançlık ise yıkıcı bir saplantıdır ve tedavi edilmesi gerekir." demektedir.

Kıskançlık`ın olmadığı evliliklerde, aile bağları zayıftır. Kadın ve erkek, "kıskanılarak" bir sahiplerinin bulunduğunu hisseder ve hatırlarlar. 3 yıllık evli bir hanım, kocam ara sıra beni kıskanmasaydı, çok üzülürdüm." demişti. "Halbuki kıskanması, onun beni hala çekici bulduğunu ve sevdiğini kabul etmesi anlamına gelir. Laf olsun diye onunla evli olmadığımızı gösterir. Bundan iyi iltifat olur mu?" diye de eklemişti.

Kıskançlık`ın olmaması tabii ki problemdir, ama yanlış kullanıldığında çok yıkıcıdır. Abartıldığında, sevgi gibi yapıcı bir duygunun zıddı haline gelebilir. Sadece kıskananı değil, kıskanılanı da yıpratır. Devamlı aldatılmak düşüncesiyle yaşamak kesinlikle dayanılmazdır. Bu durumlarda kıskançlık çiftleri birbirine bağlayan değil, ayrılığı hızlandıran ciddi bir hastalık haline gelmiş demektir.

Neden kıskançlık ?

İdeal evliliklerin temelinde, dozunda kıskançlık ve eşin sadakatine güven duygusu bulunur. Bu ikisi bir arada yer almalıdır. Evlilikte güvensizliğe yer yoktur. Kıskançlık ve güvensizlik aşırıya vardımı çekilmez olur. İnsanlar birkaç sebeple kıskançlık`larını aşırıya vardırırlar.

Bazı aşırı kıskanan tipler aslında kendileri eşlerini aldatmaktadır.bunu bastırma amacıyla eşine yansıtmaktadır. Kendisi yaptığı için herkesin ihanet edebileceği kanısındadır. Her şeyden anlam çıkarır, tartışır, kavga eder. Eşi hak ettiği cevabı ona verir, ama yine aldırış etmez. Bazen kaba kuvvete, dayağa başvurur.

Kıskançlık çok aşırıya varmışsa bir paranoya vakası ile karşı karşıyayız demektir. Bu tipler aşırı gururlu, geçimsizdir, kendini üstün görür, şüpheci ve evhamlıdır. Her şeyden olmadık anlamlar çıkarırlar. Yolda yürürken bile eşlerini göz altında tutarlar. Çevredeki erkeklere veya kadınlara bakıp bakmadıklarını kontrol ederler. Eve gelince perde ile oynanıp oynanmadığını araştırır, pencereden hangi erkeği gözetlediği konusunda hesap sorarlar. Kocası biraz geç gelse, hangi kadınla birlikte olduğu konusunda onu bunaltırlar.

Yaşlılıkta değişik sebeplerle ortaya çıkabilen demans (bunama) hallerinde de hastalık derecesinde kıskançlık görülebilmektedir.

Alkol ve bağımlılık yapan maddeleri uzun sure kullanan kişilerde de eşini aşırı ve patolojik derecede kıskanma görülebilir. Üstelik bu kişiler, eşlerini hiç olmadık kişilerden kıskanırlar.

Ne yapmalı ?

Kıskançlık konusuna ılımlı yaklaşmak gerekir. Her şeyi karşılıklı konuşarak mantıklı bir yola oturtmak en uygunudur. Kıskançlık`ı hezeyana çevirmeden, bunu tek başına çözemeyeceğini bilmelidir. Eşi ile diyalogla orta yolu bulmaya çalışmalıdır. Eşler, çekinmeden birbirlerine duygu ve düşüncelerini açmalı, doğruyu yanlışı beraberce ayıklamalıdırlar.

Aşırı kıskanmayı sevginin bir yolu olarak görmemeli aksine sevgiyi gideren bir unsur gibi değerlendirmelidir. Çiftlerden birinin devamlı olarak diğerinden şüphe etmesi, onu izlemesi, her hareketinin ve sözünün altında başka bir anlam araması her iki taraf için de gerçekten zordur. İnsanların birbirlerinin günlük hayatları ile ilgilenmeleri duydukları yakınlığın bir sembolüdür. Çiftler elbette birbirlerine soru sorabilirler. Ama soruların asla sorgulama halini almaması, insanları bunaltmaması gerekir.

Çevrelerinde aşırı kıskanç olarak görülen kişinin neler hissettiğini, niçin böyle yaptığını yakın dostları ile paylaşmasında, fikirlerini almasında fayda vardır.

"İllâ gerçeği bulacağım" diye hayatı kendimize ve eşimize zehir etmemiz doğru değildir. Bir dedektif gibi düşünmek ve davranmak zorunda olmadığımızı bilmeliyiz.

Kıskançlık duygularının kaynağını araştırmalıdır. Sebeplerini kendi kendimize sıralamalıyız. Haklı mı haksız mı olunduğuna karar verilmelidir ve kıskanç insanın çevresine rahatsızlık saçtığı akıldan çıkarılmamalıdır.

Son olarak, bu tedbirlerle halledilemeyen ve anormal, garip yönleri fazla olan kıskançlık`larda muhakkak beraberce bir psikiyatriste gidilerek tedavi yolu seçilmelidir.


kaynak : kadinlaraozel.blogspot.com

VIAGRA nedir?

VIAGRA fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri adı verilen bir ilaç grubuna dahildir. Penisteki kan damarlarının gevşemesine yardımcı olarak cinsel uyarı sırasında kanın penise akımını sağlamak suretiyle etki gösterir. VIAGRA ancak ve sadece cinsel yoldan uyarılmanız durumunda doğal yolla sertleşme oluşmasına yardım eder. Sertleşme kusurunuz yoksa VIAGRA almayınız. Kadınlar VIAGRA almamalıdır.

VIAGRA'nın içinde ne vardır?

VIAGRA'nın aktif maddesinin adı sildenafil'dir. Her tablet sildenafil (sitrat olarak) içerir. VIAGRA film-kaplı tabletler mavi, yuvarlağımsı-elmas biçimindedir. Bir yüzünde "PFIZER" ve öteki yüzünde "VGR 25" yazıları vardır. Tabletler 4 tabletlik blister ambalajlarda kullanıma sunulmuştur.

VIAGRA niçin kullanılır?

VIAGRA erkeklerde sertleşme sorununda kullanılır. Sertleşme sorunu, bir erkekte cinsel aktivite için gerekli, penis sertleşmesinin sağlanamaması veya sertliğin korunamamasıdır.

VIAGRA HANGİ DURUMLARDA KULLANILMAMALIDIR?

Sizde aşağıdaki durumlardan biri varsa VIAGRA ALMAYIN:

Eğer nitrat veya amil nitrit gibi nitrik oksit veren maddeleri içeren İlaçlar (Nitrogliserin, isosorbid mononitrat, isosorbid nitrat, pentoeritritol tetranitrat, eritritil tetranitrat, isosorbid dinitrat / fenobarbital, amil nitrat veya nitrit, butil nitrat) kullanıyorsanız VIAGRA almayınız. Bu ilaçlar, sıklıkla angina pektoris (Koroner damar hastalığıyla ilgili göğüs ağrısı) için kullanılan ilaçlardır. VIAGRA bu ilaçların etkilerinde ciddi bir artışa neden olabilir. Bu ilaçlardan birini kullanıyorsanız doktorunuza söyleyiniz. Emin değilseniz doktor veya eczacınıza sorunuz.

Eğer VIAGRA'ya karşı alerjik bir reaksiyonunuz varsa VIAGRA almamanız gerekir. Alerjik reaksiyonlar bir döküntü, kaşıntı veya yüzde şişme, dudaklarda şişme veya nefes darlığı biçiminde olabilir eğer daha önce böyle bir olay yaşadıysanız doktorunuza söyleyiniz.

Eğer önemli bir karaciğer veya kalp sorununuz varsa.

Eğer kısa bir süre önce felç veya kalp krizi geçirdiyseniz ya da tansiyonunuz düşükse.

Eğer (retinitis pigmentosa) gibi belirli bir kalıtsal göz hastalığınız varsa.

VIAGRA kullanıyorsanız aynı anda başka erektil disfonksiyon ajanları ile birlikte kulanmamalısınız.

VIAGRA ne zaman ihtiyatlı olarak kullanılmalıdır?

Doktorunuza söylemeniz gerekenler:

Eğer orak hücre anemisi (kırmızı kan hücrelerindeki bir anormallik), lösemi (kan hücrelerinin kanseri), multipl myelom (kemik iliği kanseri), veya peniste her hangi bir hastalık veya biçim bozukluğu varsa.

Eğer halen mide ülseri veya (hemofili gibi) bir kanama bozukluğu varsa.

VIAGRA başka ilaçlar ile birlikte alınabilir mi?

Aldığınız diğer bütün ilaçları doktorunuza söylemeniz gerekmektedir. VIAGRA tabletleri bazı ilaçlarla, özellikle angina pektoris tedavisi amacıyla kullanılan ilaçlar ile etkileşebilir. VİAGRA KULLANMANIZA MÜTEAKİP ACİL BİR TIBBİ OLAYIN MEYDANA GELMESİ DURUMUNDA, SİZE MÜDAHELE EDEN VEYA TEDAVİ UYGULAYAN KİŞİYE VIAGRA ALDIĞINIZI SÖYLEMENİZ GEREKİR.VIAGRA ile birlikte başka ilaçları kullanmadan önce doktorunuza danışın. AIDS (HIV) gibi durumların tedavisi için, özel bir ilaç, proteaz inhibitörleri kullanıyorsanız, doktorunuza bildiriniz. VIAGRA, nitratların veya amil nitrit gibi nitrik oksit vericisi olan ilaçların etkilerinin ciddi biçimde artmasına neden olabilir. Bu ilaçlar sıklıkla angina pektoris (veya "göğüs ağrısı") tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçları kullanıyorsanız VIAGRA ALMAYINIZ.

VIAGRA Tabletleri nasıl alınmalıdır?

Doktorunuz hangi VIAGRA dozunun sizin için en uygun doz olduğuna karar verecektir. Doktorunuzun size söylediğinden fazla sayıda tablet almamalısınız. VIAGRA cinsel aktiviteden yaklaşık bir saat önce alınmalıdır. Tableti bütün olarak bir miktar suyla birlikte yutunuz. VIAGRA ancak cinsel yoldan uyarıldığınızda sertleşmeye yardımcı olacaktır. Cinsel olarak uyarılmadığınızda VIAGRA sertleşmeye yol açmayacaktır. VIAGRA'nın etki göstermesi için gereken zaman kişiden kişiye değişmekle birlikte, bu süre normalde yarım saat ile bir saat arasındadır. Ağır bir yemek yediyseniz VIAGRA daha geç etki gösterebilir. Fazla miktarda alkol alınması, sertleşme yeteneğini geçici olarak azaltabilir. Sertleşme yeteneğinin azalmaması için, cinsel aktiviteden önce alkol tüketmeyiniz. VIAGRA sertleşme sağlamaya yardımcı olmazsa ya da sertleşme cinsel ilişkiyi tamamlamaya yetecek kadar uzun sürmezse doktorunuza bildiriniz. VIAGRA günde bir defadan fazla kullanılmamalıdır.

VIAGRA her hangi bir istenmeyen etkiye neden olur mu?

VIAGRA tavsiye edilen dozlarda ve kullanım şartlarında bazı istenmeyen etkilere neden olabilir. Bu etkiler normalde hafif veya orta derecelidir. En sık görülen istenmeyen etkiler başağrısı ve yüzde sıcak basmasıdır. En az bildirilen istenmeyen etkiler hazımsızlık, başdönmesi, burun tıkanıklığı ve görmeyle ilgili geçici etkilerdir (renkleri karıştırma, göz kamaşması veya bulanık görme). VIAGRA günde bir defadan fazla alınırsa adalelerde ağrı oluşabilir. Seyrek olarak, VIAGRA aldıktan sonra uzun süreli ve bazen ağrılı sertleşmeler bildirilmiştir. Dört saatten uzun süren bir sertleşmeyi derhal doktorunuza haber veriniz. İstenmeyen etkilerden herhangi biri sizde varsa ve rahatsızlık veriyorsa, etkiler şiddetli ise veya tedavinin kesilmesine rağmen devam ediyorsa durumu doktorunuza bildiriniz. VIAGRA'nın bu broşürde yer almayan bir istenmeyen etkisini fark ettiyseniz lütfen doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz.

VIAGRA'nın dozu nasıl ayarlanır?

Viagra'nın çeşitli dozları vardır. (25, 50, 100mg). Eğer beklediğiniz sonucu elde edemediyseniz doktorunuzla görüşünüz. En iyi kararı doktorunuzla birlikte vereceksiniz.

  • Doktorunuzun tavsiyesinden fazla doz kullanmayınız.
  • Viagra'yı günde bir defadan fazla kullanmayınız.

    65 yaşın üstündeyseniz, ciddi karaciğer veya böbrek probleminiz varsa doktorunuz en düşük VIAGRA dozundan (25mg) almanızı isteyecektir. Eğer proteaz inhibitörü kullanıyorsanız, doktorunuz 25mg'lık VIAGRA dozunu önerecek ve iki günde bu 25mg'lıktan bir taneden fazla almamanızı tavsiye edecektir.

  • VIAGRA cinsel ilişkiden ne kadar zaman önce alınmalıdır?

    Viagra cinsel ilişkiden bir saat önce alınmalıdır. İlacı aldıktan 30 dakika sonra etkisi başlar ve 4 saat kadar ereksiyonunuza yardımcı olur. Ereksiyon siz cinsel olarak uyarıldığınızda olacaktır. Yağlı yemekler (örneğin hamburger ve patates kızartması) Viagra'nın etkisine başlamasını geciktirebilir.

  • Birden fazla kadin nasil idare edilir?

    Kural 1: Farkli mekânlar: Öncelikle dikkat edilmesi gereken nokta, elinizdeki hatunlarin herbirinin ayri mekânlarin kizi olmalarina özen göstermek. Kizlardan biri Taksim Istiklâl'de takilmayi severken, digeri Kadiköy'de Akmar'da takilmayi tercih ediyorsa simdilik pek bir sorun gözükmüyor. Bunlara ek olarak bir tane de Bakirköy camiasindan stepneye alirsaniz da kan yapar. Hem bir gün Kadiköy, bir gün Bakirköy, caanim Istanbul'u gez babam gezersiniz, hem de öpersiniz çesit çesit elma yanaklardan, bade dudaklardan...Ama simdiki delikanlilar bu farkli mekânlar kuralina pek riayet etmiyorlar. Bakiyorum delikanliya, Istiklâl Caddesi'nde bir gün farkli, öbür gün farkli kizla elele dolasiyor. (Bu arada dolasirken elini sevgilisinin kiç cebine sokma adeti de ne zaman çikti bilemem. Biz el ele, yanak yanaga izdivaç etmeyi bilirdik. Bunlarinki ne ayaktir anlayamadim. Birbirlerinin kiçlarini kolluyorlar herhal.) Neyse, ne diyorduk?.. Haa, ayni mekânda birgün farkli, öbürgün farkli kizla dolasiyorlar. Hiç mi hiç korkma yok bu çocuklar da canim. Kizla gezerken bir bara girelim bir iki bir seyler içelim diye bara bir giriyorlar, haydaa, evvelsi günkü kizla burun buruna geliyor bizim çocuk. Iste o an ikinci altin kural devreye giriyor:

    Kural 2: Saglam bahane: Bu kuralin bir diger adi da, "Favori kizi bil"dir. Öbür manitaya ebelendigin takdirde hemen laf ebeligi ile durumu kurtarmayi deneyeceksin.Ya da saglam bir bahanen olacak. "Bu benim kuzenim, kaç aydir ilk defa karsilasiyoruz da o yüzden biraz samimi gibi bir durum oldu da, kil da tüy de..." gibi düz duvara tirmanma çabalari hem karizmanizi dibe vurduracak, hem de ikisinden birden olmaniza sebebiyet verecektir. Kazi saglam bir
    sekilde çeviremiyorsaniz, favori kizinizin hangisi olduguna karar
    vereceksiniz. Diyelim elinizde üç tane manita var. Üçü de taş, maasallah. Bir sekilde sakata gelip ebelendiginizde, iki tanesiyle papaz olup tüm iliskilerinizi kopardiginizda, bir tanesinin elinizde saglam kalmasi için bu yöntem sart.

    Kural 3: Hattin açik olmasin: Cep telefonu bu tür multi - manita durumlarinda tam bir oyunu bozan, g.tü borozanlik yapiyor. Siz kizin evinde ilk içkinizi yudumluyor, kiz da üstüne hafif bir seyler giyiyorken çalan cep'inizde diger hatunun adini görebilirsiniz. Telefonu kapatsaniz, her iki kiza da bir sürü izah gerekecek. Bu yüzden ya is üstündeyken telefonu kapali tutun, ya da iki ayri hat alin. Biri biri için, öteki öbürü için... Bazi cep telefonlari istediginiz kisiye farkli sekilde çalabiliyor, onlardan edinin, çalisindan öbür manitanin aradigini aninda çakip, daha cebinizden çikarmadan
    kapatabilirsiniz. "Kim ariyorsa arasin. Su animizi kimse bölemez bebegim" gibisinden bir iki cümleyle de roketi ateslediniz mi, sizi kimse tutamaz.

    Kural 4: Kizin mezhebini genisletin: Bütün bu saydiklarimdan daha önemli bir numara daha var. Hatun kisiyi yavas yavas mevzuya isindirmak. Sizin yaninizda çesitli kizlar görebilecegini, bunun gayet normal bir sey oldugunu, modern toplumda karsi cinsle bir kafede oturup bir seyler içerek bir is görüsmesi yapmanin kiskanilmamasi gerektigini, kiskanmanin ve bunu problem haline getirmenin çok ilkel bir libido seviyesi gerektirdigini pasa pasa izah edin. Öncelikle kizi çok modern bir insan olduguna inandirin; "Kaçinci yüzyilda yasiyoruz, bir kizla bir erkek yanyana oturduklarinda illâ ki malabadi
    aftirseyv vaziyetleri mi olucek?" deyin. Bu arada elinizi de kizin
    bacaklarindan çekin, yoksa anlattiklariniz bir boka yaramaz.
    Ve diger artçi kurallar:
    Bos bulunup birinin adiyla digerine seslenmeyin. Kazara yediginiz bu halt hatunun killanmasina ve bu isi çaktirmadan arastirmasina vesile olacaktir. Hatunlarla daha çok evde takilmaya çalisin. "Ev ortami, huzur ortami" gibi lakirdilar sarfedin. Ama ev sizin eviniz degil de kizlarin evi olsun. Saklandiginiz kalenin farkina sizden baska kimse varamasin. Unutmayin, sizin eviniz, sizi arayanlarin ilk bakacaklari yer olacaktir.Dediklerimi dinlediyseniz, hepiniz çok rahat edersiniz. Öpülmedik yanak, koklanmadik çiçek birakmazsiniz...

    Daha İyi Bir Seks

    Tekdüze giden seks hayatınızı renklendirmek elinizde. Bunun için farklı şeyler denemelisiniz. Nasıl mı, işte size hem partnerinizi hem de sizi mutlu edecek öneriler...

    Beklenmeyeni yapın: İlişkinizdeki monotonluğu ortadan kaldıracak tek şey şaşırtıcı bir şeyler yapmaktır. Küçük sürprizler, şaşırtıcı dokunuşlar...

    Romantizmi arttırın: Sevgilinizle birlikte güzel bir gece geçirmeyi planları yaparken bazı detayları da sakın ihmal etmeyin. Yakılan birkaç mum, odaya yayılan hoş bir koku ve hafifçe çalan romantik bir müzik romantizmin doruğa ulaşmasında en büyük yardımcılarınız olacak. Böylece partnerizini baştan çıkarmanız da çok kolaylaşacak.

    Rahat ama seksi giyinin: Kendinizi seksi hissetmeniz için öncelikle rahat olmanız gerekli. Eğer vücudunuzun herhangi bir bölümüyle ilgili rahatsızlık duyuyorsanız uygun iç çamaşırlarıyla bu kusuru kolaylıkla saklayabilirsiniz. Güven afrodizyak gibidir ve yatak odasında ne kadar iyi görünürseniz o kadar güzel bir gece geçirirsiniz.

    Partnerinizin ne istediğini düşünün: Seks hayatınızda yeni bir adım atmak istiyorsanız partnerinizi memnun etmek için zaman harcayın. İlişki sırasında kulağına hoş şeyler fısıldayın.

    Sadece kendi isteklerinize yoğunlaşın: Onlara ne istediğinizi söyleyin. İster inanın ister inanmayın ama erkekler sizi neyin harekete geçirdiğini bilmek ister. Hatta buna önem verirler. Sizi mumnun etmekten gurur duyarlar. Asıl önemli olanın ikinizin de mutlu olması gerektiğini unutmayın ve bunun için çaba sarfedin.

    Yeni bir yer deneyin: Mekan değişikliği yaparak seks hayatınıza biraz yenilik ve heyecan katabilirsiniz. Bir otel odası kiralayın, başka bir odayı deneyin ya da hiç akla gelmeyecek yerler seçin... Unutmayın seçeneklerin sonu yoktur.

    Duygularınızı saklamayın: Kendinizi ve duygularınızı açığa vurmaktan sakın korkmayın ve bu kouda mümkün olduğunca kendinizi özgür hissedin. Nasıl hissettiğinizi dile getirin ve hoşlandığınız şeyleri yapmaktan asla çekinmeyin.

    Konuşmadan harekete geçin: Sessizlik kimi zaman heyecanlandırıcı olabilir. Bu fikir özellikle partneriniz eve geldiği anda hiç konuşmadan onu çekip birlikte olduğunuz zaman işe yarayabilir.

    Buz ya da filmler işinize yarayabilir: Yeni bir şeyler denemeye ne dersiniz? İlişikiniz zaten mükemmelse yeni bir şey denemek onu daha da değerli kılacaktır. Göz bağı, filmler, buz, oyuncaklar…. Bu arada isterseniz sadece kendiniz hayal edin ya da partnerinizle paylaşın ama fantazileri de sakın yabana atmayın. Asıl önemlisi yaratıcı olmak.

    Her dokunuş önemlidir: Seksten aldığınız keyfi arttırmak istiyorsanız yeni pozisyonlar denemelisiniz. Bu tabii ki alıştığınız ve hoşunuza gidenleri unutmanız anlamına gelmiyor ama denemekten de korkmayın. Böylece rutinden kurtulmuş olacaksınız. Aldığınız zevki görünce emin olun siz de çok şaşıracasınız.

    Popüler Gelinlikler

    gelinlikgelinlikler

    gelingelinlikler

    gelinler
    gelin kız

    Cinsel Hayat Cinsellik


    Seks ve cinsellik Türkiye'de hala bir tabu… Yanlış inanışlar doğrulardan çok daha fazla. Hâlâ yaşlanınca, menopoza girince ya da kalp krizi geçirince cinsel yaşamın bittiğini düşünüyor, sertleşme sorununda panik oluyoruz!

    Cinsel Bilgiler:
    1- Hem erkekler hem de kadınlar için yaşlanınca cinselliğin kalitesi azalır!
    Cinsellikte yaşananlar 50 yaşından sonra farklılaşır, kötüleşmez. Yaşlandıklarında kadınların cinsellik açısından kendilerine güvenleri artar. Cinsel birleşmeden daha fazla zevk alırlar. Kadınların çoğu 30'lu yaşları biraz geçinceye dek cinselliği başlatmaktan hoşlanmaz.

    2- Menopozda cinsel istek azalır

    50 yaş üzerindeki kadınların yüzde 72'den fazlasının cinsel arzu azalması dahil, cinsel yaşamları ile ilgili herhangi bir şikayetleri bulunmuyor. Menopoz sonrasında seks ile daha az ilgilenen kadınları, hormonal dengesizlik ve olumsuz düşünceler de etkileyebilir.

    3- Sertleşme sorunu tıbbi müdahale olmadıkça düzelmez

    40 yaş civarına kadar hemen hemen her erkek sertleşme sorunu yaşayabilir ama daha sonra fiziksel ve cinsel açıdan tıbbi müdahale olmadan hayatlarını sürdürebilirler.

    4- Erkekler cinsellikte 15-20 yaşında en üst noktadadır

    Daha geniş sözcüklerle ifade edilen cinsellikte; bir erkek, iyi bir aşık olma ve farklı yollarla partnerini memnun etme yeteneğini yaş ilerledikçe kazanır.

    5- Kadınlar cinsellikte en üst noktaya 30'unda ulaşır

    Kadınların vücutları ile artan uyumları ve sekste kendilerine olan güvenleri 30 yaşından sonra artmaya devam eder. Bir kadının orgazm kapasitesi yaşla birlikte azalmaz.

    Yazıyı Puanla !!