ayık ali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayık ali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2007 Pazar

Androloji Üreme Sağlığı Nedir


Androloji Üreme Sağlığı
Androloji Bilim Dalı uğraş alanları; erkek infertilitesi, erkek ve kadın cinsel fonksiyon bozukluklarıdır.
Erkek ve kadın cinsel sağlığı, erkek kısırlığı ve bununla ilgili tüm anatomi, fizyoloji, biyokimya gibi temel araştırmaları yapmak, tanı ve tadavi imkanlarını bulmak ve uygulamak androloji biliminin alanıdır. Hala bir çok yerde androloji üroloji biliminin bir alt dalı konumundadır.
Gerçekte de üroloji ve androloji aynı anatomofizyolojik sahayı paylaşmaktadır ve gerçekten de ürolojiyi bilmeden androloji bilinemez. Çünkü sistem birbirini tamamlayan bütünün parçaları konumundadır.
Andros= Erkek, Logos= Bilim sözcüklerinden androloji terimi erkekbilim şeklinde çevrilebilir. Ancak erkek ve kadın cinsel fonksiyonlarının benzerlikleri ve birbirlerini tamamlayan özellikler taşımaları nedeniyle kadın cinsel fonksiyonlarını da inceler. Kadın olmadan erkek, erkek olmadan kadın cinselliği yarım kalmaktadır prensibi geçerlidir. Cinsel fonksiyonları bozuk bir erkeğin partnerinin de sağlıklı bir cinsel hayat yasaması oldukça zordur.

ANDROLOJİK RAHATSIZLIKLAR

1. Penis anatomisi ve fizyolojisi
2. Erektil disfonksiyon ( iktidarsizlik ): Nedenleri, risk faktörleri ve tedavi seçenekleri
3. Penis eğriliği ve peyroni hastalığı
4. Mikropenis ve küçük penis
5. Normal penis gelişimi
6. Penis büyütme teknik ve ameliyatları
7. Penis protezi
8. Penis kırılması ( fraktürü )
9. Priapizm ( penisin uzun süre sert kalması )
10. Adult hipospadias ve epispadias
11. Diabet hastalığı ve cinsel fonksiyon bozuklukları
12. Kalp hastalıkları ve cinsellik
13. İlaçlar ve cinsellik
14. Hiperkolesterolemi ve cinsel fonksiyonlar
15. Obezite ve cinsellik
16. Böbrek hastalıkları ve cinsel fonksiyon bozuklukları
17. Spinal kord yaralanmasi ve cinsel fonksiyon bozuklukları
18. Böbrek yetmezliği ve cinsel fonksiyonlar
19. Travmalar ve cinsel fonksiyonlar
20. Prostat hastalıkları ve cinsel fonksiyonlar
21. Yaşlılık ve cinsel fonksiyonlar
22. Penil cilt hastalıkları
23. Penis kanserleri
24. Orgazm bozuklukları
25. Erken boşalma
26. Erkek kısırlığı
27. Penis küçülmesi
28. Testis hastalıkları ve cinsellik
29. Cinsel isteksizlik ( libido azlığı )
30. Cinsel tiksinti
31. İlk gece sorunu
32. Cinsellik psikolojisi ve cinsel sağlık
33. Sağlıklı cinsel yaşam
34. Kadın cinsel fonksiyon bozuklukları
35. Kadın cinsel anatomi ve fizyolojisi
36. Kızlık zarı
37. Menopoz ve cinsellik
38. Gebelik ve cinsellik
39. Vajinismus
40. Yaşlı kadın ve cinsellik
41. Cinsellik ve internet
42. Cinsellik ve basın
43. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
44. Cinsel istismar
45. Evlilik ve cinsellik
46. Arkadaslik ve cinsellik
47. Cinsel sapıklıklar
48. Masturbasyon
49. Meslek ve cinsellik
50. Çalışma hayatı ve cinsellik
51. İklim, coğrafya ve cinsellik
52. Kültür ve cinsellik
53. Irksal özellikler ve cinsellik
54. Hormonlar ve cinsellik
55. Fantezi ve cinsellik


21 Temmuz 2007 Cumartesi

KADINLARDA ORGAZM OLAMAMA


Kadınlarda orgazm çoğunlukla direkt klitoris uyarısıyla oluşmaktadır. Bu konuda yapılan kısıtlı sayıda çalışma direkt klitoral uyarı olmadan orgazm olabilen kadınların oranının ancak %30 olduğunu göstermektedir. Bu nedenle kadında orgazm olamama durumunu öncelikle "hiç orgazm olamama" ve "cinsel ilişkide orgazm olamama" şeklinde ayırmak gerekir.

Orgazm olamayan bir kadın ilişki esnasında kendini orgazm takliti yapmak zorunda hissedebilir. Bunu yapmasının nedeni eşine onun "yetersiz" olduğu duygusunu yaşatmamak ve öte yandan da yine eşinde kendisinin "yetersiz olduğunu" kanısını uyandırmayı engellemektir. Bu tür bir uygulama problemin daha da karmaşık hale gelmesine neden olur, zira orgazm olamayan bir kadın için eşinin yapacağı etkili bazı değişiklikler sözkonusuyken, böyle bir durumda bunlar gündeme gelmez ve erkek "herşeyin normal gittiğini" düşünmeye devam ederek bir değişiklik yapma gereği duymaz.

Kadının orgazm olmasının sağlanması için ilişkide ne tür değişiklikler yapılabilir?

Öncelikle şunun vurgulanması gerekir. İlişkide aynı anda orgazm olunması diye bir gereklilik yoktur. Esas olan fizyolojik ve anatomik gerçekler nedeniyle kadının ya eşiyle beraber ya da eşinden önce orgazm olmasıdır. Erkek orgazm olduğu andan itibaren refrakter periyod adı verdiğimiz döneme girer. Bu dönemde ereksiyon etkinliğini kaybetmeye başlar ve belli bir süre erkeğin yeni bir ilişkiye fizyolojik ve ruhsal olarak hazır olması belli bir süre gerektirir. Bu süre erkekten erkeğe değişmekle beraber birkaç dakikadan birkaç saate kadar uzayabilir. Arka arkaya bulunulan ilişki sayısı arttıkça refrakter periyodun süresi de uzar. Bu erkeklerin bir gerçeğidir. Kadınlarda ise bu refrakter periyod ya çok kısadır ya da yoktur. Kadınlar arka arkaya defalarca orgazm olabilirler ve hatta aynı ilişki içerisinde bile çok sayıda orgazm olabilirler.

Buradan çıkan sonuç, erkeğin kadının orgazm olabilmesi için gerekli koşulları sağlamak için çaba göstermesi gerektiğidir.

Kadının orgazmı yaşayabilmesi için çiftlere düşen görevler:

-Erkeğin kendisinin orgazma ulaşmak için geçen süreyi mümkün olduğunca uzatması: erkekler çok kısa sürelerde orgazm olabilirlerken kadınlar için orgazm olabilme süresi çok daha uzundur. Bu süre bir yandan kadının ilişkiye ruhsal ve fiziksel olarak ne kadar hazır olduğuyla, öte yandan ilişkide kadının duyarlı bölgelerinin ne kadar uyarıldığıyla ilgilidir.

-Çoğu kadında orgazm için direkt klitoris uyarısı gerekir. Her kadının anatomik yapısı farklı olduğundan çiftlerin, kadının klitoral olarak en iyi uyarılabildiği ilişki pozisyonunu seçmeleri gerekir. Klitorisin en iyi uyarıldığı ve çiftin yüzyüze bakması nedeniyle emosyonel özellikleri en güçlü pozisyon erkeğin üstte olduğu, en az uyarıldığı ve yüzyüze bakılmaması nedeniyle duygusal temasın en az olduğu pozisyon ise kadının arkasını döndüğü ve erkeğin arkada olduğu pozisyondur. Ancak bu her kadın için geçerli olmayabilir. Bu yüzden kadın eşine en çok hangi pozisyonda uyarıldığını hissettirmeli ya da direkt söylemelidir.

-"Önsevişme döneminin" uzun tutulması: kadınlar için "önsevişme dönemi" çok önemlidir. Kadınların ilişkiye hazır olmaları erkeklerdeki kadar kolay değildir. Yeterince hazır olunmadan ilişkiye başlandığında genital bölgenin gevşemesi ve kayganlaşması yetersiz olduğundan ilişki kadın için tatsız bir deneyime dönüşebilmekte ve doğal olarak böyle bir ilişkide orgazm söz konusu bile olmamaktadır. Kadın hazır olduğu mesajını eşine verebilmeli, erkek te bu mesajı alabilmelidir.

Burada unutulmaması gereken diğer bir önemli nokta ise önsevişme döneminin gereğinden fazla uzun tutulmasının da hem erkeğin hem de kadının orgazm olma süresini ve orgazm şiddetini olumsuz etkilediğidir.

-Erojen bölgeler adı verilen bölgelerin kadın orgazmına katkısı ihmal edilmemelidir: Erojen bölgeler adını verdiğimiz bölgeler kadından kadına değişmekle beraber sıklıkla memeuçları, kulak arkaları, bacakların iç yüzleri kadının en erojen bölgeleridir. Kadın eşine önsevişme dönemi boyunca ve tüm ilişki boyunca erojen bölgelerinin dokunulmasından hoşlandığı mesajını verebilmeli, erkek te bu konuda duyarlı olmalıdır. Erojen bölgelerin uyarılmasının kadının ilişkiye daha hazır olmasının sağlanması yanında orgazm olmasını kolaylaştırıcı özellikleri olduğu unutulmamalıdır.

-Bir kadın her ilişkide vajinal yoldan orgazm olamayabilir. Bazı kadınlar vajinal yoldan hiç orgazm olamazken, bazıları bazı ilişkilerde olurlar, diğerlerinde olamazlar. Vajinal orgazm öğrenilmesi gereken bir orgazm türüdür ve bir kadının defalarca ilişkide bulunmadan vajinal yoldan orgazm olabilmesi beklenmemelidir. Vajinal orgazm olunamadığında ilişkinin herhangi bir zamanında kadının direkt klitoris uyarısıyla orgazm olmasına imkan tanınabilir. Bu o kadar da anormal bir durum değildir.

-"Penis boyu nevrozu (takıntısı)" terkedilmelidir. Vajinanın üst 2/3'lük bölümü embriyolojik gelişim açısından alt 1/3'lük bölümünden çok daha farklı bir bölgeden gelişmektedir. Bu nedenle bu iki bölgenin fizyolojik ve anatomik özellikleri birbirinden oldukça farklıdır. En bariz farklılık sinir liflerinin dağılımındadır. Alt 1/3'lük kısım zengin bir sinir ağına sahipken, üst 2/3'lük kısımda sinir lifleri nispeten daha azdır. Bu nedenle alt 1/3'lük kısım dokunma, ağrı gibi duyaranlara çok daha hassastır. Her zaman belirttiğim gibi penis uzunluğunun kadının "tatmin olmasıyla" hiçbir ilişkisi olamayacağıunın da göstergelerinden biridir bu. Penis zengin sinir lifleri içeriği nedeniyle en çok vajinanın alt 1/3'lük kımını uyarmaktadır.

Yukarıdaki önlemlerle orgazm olamama problemi giderilemediğinde yapılması gereken bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurmak ve genel bir jinekolojik muayeneden geçmektir.

Yazıyı Puanla !!