kolay lokma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kolay lokma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2007 Pazar

KIZLARLA TANIŞMA

Kızlarla tanışmak yurdum erkeğinin en kabiliyetsiz olduğu konulardan biridir. Türk erkekleri utangaçlık, yaratıcı zekadan yoksunluk ya da düpedüz hıyarlık gibi birtakım illetlerden mustarip olduğu için, kızlar konusunda fena halde acı çekmekteyiz. Bu gidişe dur demenin zamanı artık geldi. İste size bir takım öneriler... Dikkat! Asagida okuyacağınız taktikler, hatunun da sizden hoslandığı varsayılarak hazırlandı. Suratınıza bile bakmayan ya da yanında erkek arkadaşı bulunan bir kız konusunda henüz bir mucize geliştiremedik. Özür...



Kadınlar yaratıcılığa ve doğallığa prim veriyorlar.

Dolayısıyla bir kızla tanışmak için ya gerçekten sevimli ve esprili olacaksınız ya da çok içten olduğunuza kızı inandıracaksınız. Mesela spor salonunda hoşlandığınız bir hatun varsa, tanışmanın en kolay yolu tabii ki spor hakkında konuşmaktır. Kız çalışırken yanına gidin ve sizin de aynı alette çalışmanız gerektiğini söyleyip, setleri dönüşümlü yapıp yapamayacağınızi sorun. Kız acemiyse, "bu hareketi böyle değil de, şöyle yaparsan daha verimli olur" cinsinden öneriler getirin. Tersine, kız tecrübeliyse, "çok ilginç, demek kollarını gergin tutunca trisepsler daha iyi çalısıyor" gibisinden öneriye ihtiyaç duyduğunuz izlenimini yaratın. Sonra duruma göre geyige başlarsınız.. Eğer bir bardaysanız işiniz biraz daha zor. Kızı şaşırtmayı deneyebilirsiniz. Kızı şaşırtmayı deneyebilirsiniz. Yanına gidin, "özür dilerim, rahatsiz ediyorum ama sana göstermem gereken birşey var," deyin.

Tabi mırın kırın edecek ama, bütün sevimliliğinizi takının ve "lütfen, lütfen , bak çok önemli , n'olur..." filan deyin . Kesinlikle merakına yenilecek ve sizi takip edecektir. O zaman kolundan tutun, ve dışarı çıkartın mehtabi gösterin. "Bak mehtap ne güzel değil mi ? Seninle paylaşmak istedim" deyin. O gece mehtap yoksa güzel bir çiçek yada hoş bir manzara, küçük bir kedi yavrusu, yani kızların hoşuna gidebilecek herhangi birşey olabilir. Sonra içeri dönüp dansedersiniz. Bir de baska öneri var: Kızın içkisi bittiğinde garsondan peçetesini alın, tıpkı garson gibi yanına gidin ve "içkin bitti galiba,tazelememi ister misin" şeklinde içki ısmarlamayı önerin.


Kaynak : kadinlaraözgür.blogcu.com

Erkekte Aşağılık Kompleksi

Hemen hemen her erkek, penisinin diğer erkeklerden daha büyük olmasını ister. Düşünülemeyecek kadar çok sayıda erkek penislerinin boyu ve kalınlığından hoşnut değildir. Bunun sonucu olarak da erkeklerin büyük bir kısmı bu alanda bir aşağılık kompleksi ile karşı karşıyadır. Bu konuda üç grup anılabilir:
1. Penis gerçekten normalden daha küçüktür.
2. İstatistiklerle ortaya konan penisin ortalama boyu fazla abartılır.
3. Penis normaldir, fakat erkek vasat olmayı istemediği için, penisinin boyundan hoşnut değildir.

1. Gruptaki erkek, durumundan yıkanmakta haklı olabilir. Fakat umutsuzluğa kapılması gerekmez. Küçük ağızlı bir kadın seçtiğinde, bu kadının vaginasının da ağzı gibi küçük olacağından, hemen hemen emin bulunmalıdır. 4. bölümde belirtilen pozisyonları uygulamakta daha dikkatli olmalıdır.

2. ve 3. grup, erkekler arasında daha çok görülür. Burada birkaç tipik örnek vermek istiyorum. Bir erkek bana derdini şöyle açtı: "Penisim diğer erkeklerinki kadar uzun. Fakat bir şey normal değil. Sertleştiği zaman sadece 12 santim oluyor." Ona bunun yeterli olduğunu söyledim. Fakat son derece ciddi, şöyle yanıt verdi: "Normal boy 14 ile 16 santim değil mi?" Daha sonra, Van De Velde'nin tanınmış kitabı "Mükemmel evlilik"de böyle okumuş olduğunu öğrendim. Okuduğunu körü körüne kabullenmişti.

Yine kafası çalışmayan bir adam, penisinin normalden iki santim daha kısa olduğundan yakınıyordu. Yanlışlıkla gene yukarda adı geçen kitapta belirtilen üst uzunluğu alt uzunluk olarak anlamıştı.

Uyarılmış durumda penis en çok siyah ırkta büyüktür. Bunu beyaz ırk ve nihayet sarı ırk izler. Çeşitli ırkları kıyaslayarak aşağılık kompleksine kapılmak anlamsızdır. Zira her ırkın vaginası da penisin boyuna göredir.

Uyarılmış penis, kendisini kabul eden vaginaya girebilecek kadar büyükse, ortada bir problem yok demektir.

Erkek, kendi ırkından kadınla cinsel ilişkide bulunabildiği sürece durumundan hoşnut olmalıdır. Asıl sorun, penisin boyu değil, cinsel birleşim konusunda bilgisizliktir.

Şaşılacak kadar çok sayıda erkeğin penisleri vasat boydadır. Fakat bunlar, cinsel yaşam üzerine hiç bir şey bilmedikleri ve sorunu penislerinin küçüklüğünde buldukları için, doyuma ulaşamaz. Erkek, sahip olduğu organa daha fazla güvenmelidir. Güvenin azlığı iktidarsızlığa götürür.

INSANLAR NEDEN EVLENIR?

Kadınlar için> Esiniz sayesinde dosta düsmana sizi de begenen, isteyen (üstelik nikâhina alacak kadar) biri oldugunu gösterdiniz en sonunda.

> Belki yillarca ugrasip didinseniz de elde edemeyeceginiz bir statüye nikâh cüzdaniyla bir anda kavusuverdiniz.

> Bozulan musluk, sallanan sandalye bacayi, gevsemis vidalar, vs. için eve tamirci çagirmaniz gerekmez, esiniz hepsini halleder.

> Esyalarin yerini degistirmek istiyorsunuz; hepsi de çok agir. Kim tasiyacak onlari? Tabi ki de esiniz!

> Pazar günü söyle arabayla dolasmak istedi caniniz. Özel soförünüz esiniz emrinizde.

> Eskiden futboldan nefret ederdiniz. Esiniz sayesinde yeni bir tutkunuz oldu.

> Gece evde yalniz kalmaktan, hirsizdan, ugursuzdan korkuyorsunuz; esiniz gönüllü "bodyguard''iniz.

> Esleriniz olmasa en yakyn arkadaslarinizla kahve içerken kimi çekistireceksiniz?

> Alisverise gittiniz, evin erzagini düzdünüz. Torbaları tasimak centilmen bir erkek olarak esinizin görevi.

> Geçiminizi temin etmek için çalismaniza gerek yok. Bunu sizin yerinize esiniz yapiyor nasil olsa.

Erkekler için> Aksam yorgun argin eve geldiginizde, annenizinki kadar lezzetli olmasa da sizin için hazirlanmis yiyecek bir seyler bulabilirsiniz.

> Çamasiriniz yikanir, ütüleriniz yapilir, eviniz temizlenir... ''Gak'' deyince temiz don, ''Guk'' deyince temiz çorap verilir elinize; daha ne olsun?

> "Pembe dizi''leri duyardiniz da ne oldugunu bilmezdiniz. Esiniz sayesinde ögrendiniz, hatta hosunuza bile gitmeye basladi.

> Dükkân dükkân dolasyp kendinize gömlek, kravat seçmekten nefret ederdiniz. Simdi sizin yerinize bunu esiniz yapiyor. Gerçi en son aldigi sari üzerine yesil çizgili gömlek sizi hiç açmadi, ama neyse.

> Arasira yapilan küçük kaçamaklar, ufak tefek yalanlar hayatin tadi tuzudur. Bu tadi esinize borçlusunuz; esiniz olmasaydi ne kaçamaklar olacakti hayatinizda ne de yalanlar.

Hem Kadınlar Hem Erkekler için> Kavga etmek de bir ihtiyaçtir. En yakininizda kim var bagirip çagiracaginiz? Esiniz!

> Olur ya! Bir gece yarisi caniniz sevismek istedi. Esiniz hazir nazir yanibasinizda yatmakta.

>Çok güzel filmler var vizyonda. Yalniz da gidilmez ki. Esiniz ne güne duruyor?

> Davetlere icabet etmeniz gerekiyor. Kavalye/dam aramaniza gerek yok, esiniz var.

> Dogumgünü, yilbasi, evlilik yildönümü gibi özel günlerde size hediye verecek biri var hayatinizda.

> Gece uyurken üstünüz açilsa, sizi kim örtecek? Tabii ki esiniz.

> Anne / baba olmak istiyorsunuz. Çocugunuzun anne/babasının bildiginiz, tanıdığınız, güvendiginiz ruh ve beden sagligi yerinde biri olmasini istersiniz elbet. ''Damizlik'' esiniz emrinizde.

> Küçüklügünüzden beri genis bir aileye sahip olmak isterdiniz. Iste size görümceler, baldizlar, kayinbiraderler, eltiler, kayinvalideler, kayinpederler, bacanaklar, halalar, teyzeler, amcalar, dayilar, enisteler, yengeler... (Ay fenalik geldi.)

> Basarisizliklariniza, mutsuzluklariniza fatura edeceginiz biri olmali hayatinizda. Esiniz bunun için biçilmis kaftan.

> Kimseye kendinizi yeniden ifade etmek, begendirmek zorunda degilsiniz.

> Esiniz sizi sizden daha iyi taniyor, rahatiniza bakin!

> Sizi kimsenin kiskanmadigini düsünün. Kendinizi ise yaramaz biri gibi hissetmez misiniz? Esiniz sizi tez günde bu duygudan kurtaracaktir, hiç üzülmeyin!

> Yasinizi basinizi aldiniz, bugunkü görünümünüzle es bulmaniz biraz zor. Iyi ki zamaninda evlenmissiniz, esinize dört elle sarilin!

Meme Kanseri


Meme Kanseri Görülme Sıklığı


Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. ABD’de her yıl 185000 kadına meme kanseri tanısı konulmakta ve bu hastaların 46000’i yaşamını yitirmektedir.

Erkeklerde ise sıklığı daha az olmakla birlikte 1/150 oranında görülmektedir. Meme kanseri hormona bağlıdır. Kadınlarda geç menarş, erken menapoz, ve 18 yaşında gerçekleşen ilk doğum meme kanseri oluşma riskini belirgin bir şekilde azaltır. Yağlı yiyeceklerin meme kanserine yol açtığı iddiası henüz tartışmalıdır. Oral kontraseptifleri meme kanseri riski üzerine az etkileri vardır. Östrojen replasman tedavisi meme kanseri riskini azda olsa arttırmasıyla beraber yaşam kalitesi ve kemik mineral yoğunluğu üzerine yararlı etkileri bulunmaktadır. Ayrıca kalp damar hastalıklarıyla oluşan ölüm riskini azaltır. 30 yaşından önce herhangi bir nedenle terapötik amaçlı radyoterapi alan kadınlarda meme kanseri gelişme riski çok yüksektir. TANI
Meme kanseri tanısında mamografinin büyük yararı vardır. Elle memelerin muayenesin de kitlenin saptanması erken tanı açısından önemlidir. Mamografi veya elle muayene sonucu tespit edilen kitlenin biyopsisi ile kesin tanı konulur. Kadınlar en az ayda 1 kez meme muayenesi yapmaları gerekir. Premenapozal yani menapoz öncesi dönemde ki kadınlarda soru işareti uyandıran veya şüphe götürmeyen küçük kitleler 2-4 haftada bir muayene edilmelidir. Kitle rastlanan menapoz öncesi ve sonrası kadınlarda kitlelerden biri boşaltılarak çıkan materyalin makroskopik incelemesi yapılır. Çıkan materyal kansız sıvı içeren bir kist ise ve aspirasyonla yani boşaltılarak giderilebiliyorsa hasta rutin takibe alınmalıdır. Eğer kitle sert ve boşaltılamıyorsa mamografi çekilerek biyopsi alınmalıdır. 50 yaşından sonra her yıl yapılan mamografi kontrollerinin hayat kurtarıcı olduğu gösterilmiştir. Mamografi kontrollerinin 40 yaşından sonra yapılması gerektiği tartışmaları aşağıdaki nedenlere dayandırılmaktadır;

-hastalık 40-49 yaş arasında daha az sıklıkla görülmekte bu nedenle kontroller başarısız olmaktadır.

-40-49 yaş arası mamografide saptanan bozukluklar daha az sıklıkla kanserle sonuçlanmaktadır.

-hiçbir klinik çalışma 40 yaşından itibaren yapılan mamografi kontrollerinin hayat kurtarıcı olduğunu göstermemiştir. Yinede mamografi kontrollerinin 40 yaşında başlatılması gerekliliğine olan inanç daha yaygındır.

TEDAVİ
Tedavi aşamasında nelerin uygulanacağı daha çok hastalığın evrelendirilmesine ve tümörün büyüklüğüne bağlıdır. Bazı küçük tümörlerde kanserin yayılımı olmamışsa sadece cerrahi yöntemle tümörün çıkarılması yeterli gelebilir. Ancak tümörün büyük olması ve yayılımının olması cerrahi sonrası kemoterapi gerektirebilmektedir.

Meme kanseri sık görülen bir kanser türüdür. Ancak erken tanı hayat kurtarıcı olmaktadır. Bu nedenle kadınların en az ayda 1 defa kendi kendilerine meme muayenesi yapmaları ve kitle tespit ettiklerinde uzman bir hekime danışmaları gerekir. 40 yaşından sonra özellikle 50 yaş sonrası yılda 1 defa mamografi çekilmesi de erken tanı şansını arttırmaktadır. Özellikle ailede annede veya kız kardeşte meme kanseri olan kadınlar bu kontrolleri mutlaka yaptırmalıdır. Çünkü bu kişilerde meme kanseri riski daha çok yükselmektedir. Meme kanserinin %8-10 oranında ailesel olduğu bilinmektedir.

İktidarsızlık (EMPOTANS)


İktidarsızlık Nedir?
Nasıl Tedavi Edilir?
Erektil disfonksiyon, sertleşme bozukluğu.
Erkeğin cinsel isteğinin olmasına karşın penis damarlarında kan toplanamaması ve sertleşmemesi (ereksiyon olmaması) veya cinsel birleşmeyi sağlayacak yeterli sertliği koruyamamasıdır.
Her erkeğin her zaman ve bütün koşullarda yeterli ereksiyonu sağlaması beklenemez. Ruhsal gerginlikler, yorgunluk, ilişkideki problemler zaman zaman ereksiyonun başarısız olmasına sebep olabilir. Ancak ereksiyon problemi ısrarcı olursa ve cinsel birleşmeyi sık sık engellerse bir doktordan yardım alma gerekliliği var demektir. Bazı araştırmalara göre hafif ve orta derecede empotans da dahil edilirse 40-70 yaş arası erkeklerin % 70 'ini etkiler. NEDENLER:
Birkaç yıl öncesine kadar impotans' ın en büyük nedeninin psikolojik ve yaşam tarzı ile ilgili olduğu düşünülürdü. Aşırı sigara ve alkol kullanımı, bazı ilaçlar yan etki olarak ereksiyon bozukluklarına sebep olabildiği gibi son zamanlarda yapılan araştırmalarla sinirler, arterler veya toplardamarları etkileyen herhangi bir hastalığın ereksiyon bozukluğuna sebep olabileceğini göstermiştir.Penisin içinde idrar yoluna paralel iki adet süngersi silindir vardır. Erkek cinsel açıdan uyarıldığında sinir sistemi penisi sertleşmesi için uyarır. Penise gelen kan damarları bu süngersi silindirleri kanla doldurmak için gevşerler. Bu da ereksiyonu sağlar. Eğer herhangi bir sebeple bu aşamalardan birisi engellenirse ereksiyon bozukluğu oluşur. Bu sebepler şunlar olabilir.
Fiziksel Hastalıklar ve Bozukluklar: Akciğer, karaciğer, kalp, böbrek, sinir, arter veya venlerin kronik hastalıkları impotansa sebep olabilir. Özellikle şeker hastalığı gibi endokrin hastalıklar bir sebeptir. Damar sertliği penise yeterli kanın girmesine engel olabilir. Bazı erkeklerde testesteron (erkeklik hormonu) azalması da empotansa neden olabilir.
Ameliyat veya travma:Leğen kemiği veya omurgalardaki yaralanmalar bazen empotans sebebi olabilir. Prostat, mesane veya rektum kanseri sebebi ile yapılan ameliyatlarda empotansa sebep olabilirler.
İlaç Tedavileri: Antidepresanlar, antihistamimikler, hipertansiyon ilaçları veya prostat kanseri tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ereksiyon bozukluğuna sebep olabilir.
Madde kullanımı: Alkol, esrar veya diğer uyuşturucu maddelerin kullanımı ereksiyon bozukluğuna sebep olabilir. Aşırı sigara içilmesi de penise giden arterlere zarar verebilir.
Stres, anksiyete veya depresyon: Psikolojik bozukluklar ereksiyon bozukluğunun sebeplerinin % 10-15 ini oluşturur.

Teşhis
Empotans tanısında en önemli şeylerden biri doktorunuza tıbbi ve seksüel hikayenizi ayrıntılı biçimde anlatmanızdır.Doktorunuz şunları bilmek isteyecektir:
• Ereksiyon ile ilgili probleminiz ne zaman başladı?
• Ereksiyon probleminiz bazen mi oluyor yoksa sürekli mi? Hangi şartlarda problem kötüleşiyor.
• Hayatınızda ereksiyon bozukluğuna sebep olabilecek faktörler var mı? İş hayatınızda veya eşinizle ilişkilerinizde gerilimleriniz var mı?
• Ereksiyon bozukluğunu sadece eşinizle mi yaşıyorsunuz?
• Masturbasyon yaptığınızda ereksiyon yeterli oluyor mu?
• Ereksiyon esnasında ağrınız oluyor mu?
• Eşinizden tedavi olmanız gerektiğine dair bir uyarı aldınız mı?
• Ayrıca doktorunuz geçmişte geçirdiğiniz ameliyatları, ilaç, alkol, sigara veya uyuşturucu kullanıp kullanmadığınızı, yakın zamanda kilo kaybı veya alımı olup olmadığını, geçirdiğiniz ruhsal sıkıntıları bilmek isteyecektir.
Daha sonra detaylı bir fiziksel muayene yapılır.Bu muayenede boyun, göğüs, karın ve penis ve testisler ağırlıklı olmak üzere genital bölgenizi inceleyecektir. Rektal muayene de işlemin bir parçasıdır.
Laboratuvar Testleri:Prolaktin hormon düzeyi, testesteron düzeyi, kan sayımı, kandaki kolesterol ve kan şekeri düzeylerini belirleyebilmek için laboratuvar testleri yapılır.Bunların dışında daha uzak organlarda empotansa neden olabilecek bir hastalığın var olup olmadığının tesbiti için karaciğer, böbrek ve tiroid ile ilgili bir takım testleri yapılabilir. Bazen de penisinize bir ilaç enjekte edildikten sonra oluşan ereksiyon esnasında kan akışının ölçülmesi için bir ultrason tetkiki yapmak gerekebilir.

Tedavi
Beslenme, egzersiz ve kişisel alışkanlıklar: Sigara ve alkol alımı sınırlandırılmalı, ilaç alışkanlıklarından kurtulunmalıdır. Düşük kolesterol içeren besinlerle beslenmeli ve kolesterol düzeylerinizi takip etmelisiniz. Egzersiz empotans için risk faktör olabilecek kalp-damar hastalıklarının önlenebilmesi için çok önemlidir.
İlaç Tedavileri: Son zamanlarda oldukça iddialı olarak piyasaya çıkan birtakım ilaçlar ereksiyon konusunda yardımcı olabilmektedir. Ancak kişilere normal ereksiyon yeteneğini kazandırmadıkları akıldan çıkarılmamalıdır. Birkaç yıl önce piyasaya çıkan ve tüm dünyada sansasyon yaratan sildenafil, verdenafil, tadalafil etken maddeli ilaçların penis içindeki kan dolaşımını arttırdığı ve ilişkiden 30 dk önce alındığında ereksiyonu sağlayarak hastaların % 80 inde etkili olduğu iddia edilmektedir. Ancak bazı yan etkileri vardır. Hastaların % 10 unda ilişkiden saatler sonra dahi devam eden yüz kızarması, %17 sinde baş ağrısı şikayetleri bildirilmiştir.Mide yanmaları ve görme bozukluğu da rapor edilmiştir. Ender vakalarda 3 saat kadar süren ereksiyon oluşmuştur. Bu ilaçları anginası veya kalp-damar rahatsızlıkları olan kişiler kullanmamalıdır.Bu ilaçlar nitrogliserin içeren ilaçlar (monoket, monolong, isordil gibi) ile birlikte alınmamalıdır. İlgili uzmanın muayenesinden sonra ancak reçete ile alınabilirler.
İntauretral Tedavi: İdrar yaptıktan sonra bir aplikatörle idrar yoluna konulan küçük fitillerdir.Fitil uygulandıktan sonra kolay çözünebilmesi için penis hafifçe ovalanır. Penis içindeki kan dolaşımını arttırarak etki eder.Başarı oranının % 40’ lara yakın olduğu rapor edilmiştir. En sık görülen yan etkileri penis, testisler, idrar yolunda ağrı duyulmasıdır (kullananların yaklaşık yarısında görülür). Nadiren idrar yolunda kanama, tansiyon düşmeleri, sersemlik ve bayılma görülebilir. İlişkide bulunulan eşin vajeninde yanma hissi yaratabilir. İlişkide bulunulan eş hamile ise kesinlikle kullanılmamalıdır. Prostoglandin allerjisi olanlar, lösemi ve orak hücreli anemi hastaları kullanmamalıdır.
Enjeksiyon Tedavisi: Süngersi tabaka yanından penise enjekte edilen bir takım ilaçlarla 15 dakika içinde yarım saat sürecek bir ereksiyon sağlanabilir. Enjeksiyon küçük iğnelerle yapılır. Enjeksiyon yerinde ağrı, morarma, tansiyon yükselmesi, baş ağrısı, sersemlik gibi yan etkileri vardır.
Pompa Tedavisi: 1900 yıllarında keşfedilmiş basit bir pompa ile penis içindeki kan akışı arttırılarak ereksiyon sağlanır. Pompa kullananların % 80 i sonucun tatmin edici olduğunu söylemektedirler.
Penil Protezler: Oldukça pahalıya malolan bu yöntemde penise yerleştirilen protez ile ereksiyon sağlanmaktadır. Hasta istediği zaman ereksiyonu sağlayabilir. Çeşitli tipleri mevcuttur. Bazılarında penis sürekli ereksiyonda kalır. Bazılarında ise ilişkiden sonra yumuşama sağlanabilir. Cerrahi bir işlem gerektirir. Uygulanan hastaların % 80’ i olumlu sonuç almıştır.

Yazıyı Puanla !!