karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2007 Pazar

İdeal erkek nasıl olmalı?




İdeal erkeğim (Yaş 22)

1. Yakışıklı
2. Sempatik
3. Maddi durumu iyi
4. Beni ilgiyle dinleyecek.
5. Espri anlayışı gelişmiş
6. Gücü kuvveti yerinde
7. İyi giyinen
8. Her konuda zevk sahibi.
9. Şürpriz yapmayı seven
10. Romantik ve hayal gücü gelişmiş


İdeal erkeğim... gözden geçirilmiş liste (Yaş 32)

1. İyi görünümlü - tercihen kafasında saçı olan
2. Arabadan inerken kapıyı açan, yemeğe gittiğimizde sandalyemi tutan.
3. Pahalı bir restorana götürecek kadar parası olan
4. Konuşmaktan çok dinleyen
5. Fıkra anlattığımda katıla katıla gülen
6. Alışverişte paketlerimin hepsini zahmetsiz taşıyacak kadar gücü kuvveti yerinde
7. En az 1 kravata sahip
8. Yaptığım yemekleri beğenen
9. Doğumgünü ve yıldönümlerini unutmayan
10. Haftada en az 1 kez romantik olabilen

İdeal erkeğim... tekrar gözden geçirilmiş liste (Yaş 42)

1. Çok da çirkin değil - Tamam kel olabilir
2. Ben binmeden arabayı hareket ettirmeyen.
3. İşinde disiplinli - Fırsat oldukça akşam yemeğine götüren.
4. Beni dinlerken başını sallayan.
5. Anlattığım fıkraların can alıcı yerlerini hatırlayan
6. Evdeki eşyaların yerini değiştirmeme yardım edecek kadar gücü kuvveti yerinde
7. Göbeğini kamufle edecek şekilde kıyafet şeçen
8. Klozetin kapağını indirmeyi unutmayan
9. Çoğu hafta sonu traş olan

İdeal erkeğim... tekrar gözden geçirilmiş liste (Yaş 52)

1. Burun ve kulağının içindeki kıllar fazla uzun olmayan.
2. Topluluk içinde gaz çıkarmayan
3. Para isteme alışkanlığı edinmemiş
4. Ben birşey anlatırken uyuyakalmayan
5. Haftasonları poposunu koltuktan kaldıracak kadar gücü kuvveti yerinde
6. Ayağındaki 2 çorap aynı renk olan ve temiz giyinen
7. TV karşısında akşam yemeğinden hoşlanan
8. Adımı unutmayan
9. Bazen traş olan

İdeal erkeğim...tekrar gözden geçirilmiş liste (Yaş 62)

1. Küçük çocukları ürkütmeyen
2. Banyonun nerede olduğunu hatırlayan
3. Bakımı fazla masraflı olmayan
4. Mümkün olduğu kadar gürültüsüz horlayan.
5. Neye güldügünü birden unutmayan
6. Yardım almadan ayağa kalkabilecek kadar gücü kuvveti yerinde
7. Giyinen
8. Lapa yiyeceklerden hoşlanan
9. Dişlerini nereye koyduğunu unutmayan
10. En son ne zamandı, hatırlayan

İdeal erkeğim... son kez gözden geçirilmiş liste (Yaş 72)

1. Nefes Alan !!!

Şu erkekler!



Kapalı bir kutu gibi, içlerinde olup bitenin bilinemediği erkekler, kadınların merak ettiği soruları cevapladı. Siz hanımlara da bu cevapları okumak kaldı

BİR erkeğin gerçekte kafasından neler geçirdiğini hiç merak ettiniz mi? Belki siz, "Ne düşünüyorsun?" diye sormadınız ama biz, sizin için erkek düşünceleri hakkında en çok merak edilen beş soruyu belirledik. Bakalım, erkek gözüyle verilen cevaplar tahmin ettiğiniz gibi mi?

* Erkeklerin hepsi aynı cinsel fantazileri mi kurar? : Erkeklerin fantazileri büyük ihtimalle düşündüğünüzden daha erkekçe. Bu fantazilerin içinde çoğunlukla birden fazla insan, yabancı maddeler veya Fransız hizmetçi kıyafetleri yer almıyor. Erkek cinsel fantazilerinde sıkı bir formül var: ateşli ve çılgın bir cinselliği olmaması gereken insanlarla yaşamak. Bu listenin içerisine platonik arkadaşlar, kızarkadaşlar, eşlerin yakın arkadaşları veya yatakta iyi olan eski kız arkadaşlar girebiliyor.

* Erkekler partnerlerinin kendilerinden çok para kazanmasını umursarlar mı?: Evet. Bunu saklamaya çalışsalar veya önemsiz olduğunu söyleseler bile, gerçekte bir kadının daha fazla para kazanması egolarına vurulmuş bir darbe gibi hissederler. Bunun yanında bütün evin geçimini sağlamak da hoşlarına gitmiyor. Bir başkasının finansal stabilitesinden sorumlu olmak onlar için büyük bir baskı haline geliyor.

* Partnerimin beni aldattığını nasıl anlarım?: Buradaki en önemli nokta güvendir. Unutmayın ki partnerinize bu konuyla ilgili herhangi bir soru sorduğunuz zaman onun bağlılığını sorguluyorsunuzdur. Ve hiçbir zaman somut bir kanıtınız olana dek partnerinizin sizi aldattığına emin olamazsınız.

* İlk buluşmada seks yapan kadınlar hakkında ne düşünürler?: Gerçek şu ki, ucuz biri olduğunuzu düşünür. Fakat, bunun kötü birşey olduğu söylenemez. Önemli olan sizin bir ilişkiden ne beklediğiniz. Partneriniz kendisinin bir istisna olduğuna ve karşınıza çıkan her erkekle yatağa girmediğinize inansa da bu davranış gelecekteki ilişkinizin çoğunlukla cinsellik üzerine kurulu olacağını gösterir. İlerde buluşmak için plan yaptığınızda sizi yemek masasının karşısında değil, kucağında hayal edecektir.

* Neden ayrıldıktan sonra geri dönerler?: Açık konuşmak gerekirse, erkeklerin ayrıldıktan sonra geri dönmesinin sebebi uzun zamandır yaşamadıkları birşeyle yüzyüze gelmeleri ve bundan dolayı telaşlanmalarıdır. Bir erkek, ayrıldıktan hemen sonra sizi aradıysa bilin ki size gerçekten değer veriyordu, hatasını anladı ve ilişkiyi düzeltmek için elinden geleni yapmak istiyor.

Bunun yanında aylar sonra sizi ararsa, sizi gerçekten özlemiş olduğuna ve sizin ne kadar özel olduğunuzu anladığına inanın. Ama eğer sizi ayrıldıktan iki üç hafta sonra arıyorsa aldanmayın. Erotik ihtiyaçlarını karşılayacak birini bulamadığı için size geri dönüyordur. Telefon defterinizden adını silmenin vakti gelmiştir

18 Ağustos 2007 Cumartesi

Kadınlar erkekleri neden sever



Kadınlar erkekleri neden sever?
1. Omuzlari ergonomiktir.
2. Ne kadar gereksiz detaylar icerirse icersin, anlattigimiz her seyi dinlerler.
3.Iltifat edip guzel ve akilli hissetmemizi saglarlar.
4.Pesimizden kosturup ozguvenimizi arttirirlar.
5.Tras olduklarinda yanaklari yumusacik olur.
6.Hesabi odemek icin istekli olular.
7.Buyuyunce bize bakma hayalleri kurarlar.
8.Cicek alirlar.
9.Her zaman icin teknolojiden bizden daha iyi anlarlar.
10.Bir araya geldiklerinde illgimizi cekmeyen konulardan konusup bizi
sıksalar bile, teknik servis olarak isimize yararlar.
11.Eve gec kalma dertleri olmadigindan, bizi ugurlamadan eve gitmezler.
12.Ailemizden gece izni alabilmemiz icin dua ederler.
13.Agladigimizda bizden fazla uzulurler.
14.Aglayarak onlara her istediginiz yaptirabilirsiniz. ustelik bu gercegi
bilirler de
15.Pek aglamazlar ama agladiklarinda da cok sirin olurlar.
16.Sık sık en iyi arkadasimiz olurlar
17.Bizim icin ulasamadigiz raflardaki esyalari alirlar.
18.Riskli islere onlar girerler.
19.Bi durum oldugunda müdahale ederler.
20.Namus kurtarmacalik oynarlar, kendilerini Cüneyt Arkin zannederler.
21.Olmadik seyleri kiskanip bizi kendilerine gulduruler.
22.Kapilari acar, hatta bazen sandalyelerimizi tutarlar.
23.Takim elbise ile acaip janti olurlar.
24.Opucuklerden sIkIlmazlar.
25.Sadece yumusak olmamiz bile onlar icin muthistir.

29 Temmuz 2007 Pazar

KISKANÇLIK

İdeal evliliklerin temelinde, dozunda kıskançlık ve eşin sadakatine güven duygusu bulunur.

Sokolof 'a göre "Kıskançlık, insanın en az bilinen duygusu ve üzerinde en az konuşulan davranışıdır. Bir muammadır." Decrates ise, "Kıskançlık, sahip olduklarını koruma isteğinden kaynaklanan bir tür korkudur." diyor.


Her insanda az veya çok kıskançlık duygusu vardır. Karşısındakini ya sevgiden dolayı, ya da "sende var bende niçin yok" diye kıskanır.

Aslında dozunda olan kıskançlık normaldir ve sevginin, bağlılığın bir göstergesi olarak kabul edilir. Yazar ve evlilik danışmanı David R. Mace "Normal kıskançlık, pek çok evliliği kurtarmış bir evlilik sübabıdır. Anormal kıskançlık ise yıkıcı bir saplantıdır ve tedavi edilmesi gerekir." demektedir.

Kıskançlık`ın olmadığı evliliklerde, aile bağları zayıftır. Kadın ve erkek, "kıskanılarak" bir sahiplerinin bulunduğunu hisseder ve hatırlarlar. 3 yıllık evli bir hanım, kocam ara sıra beni kıskanmasaydı, çok üzülürdüm." demişti. "Halbuki kıskanması, onun beni hala çekici bulduğunu ve sevdiğini kabul etmesi anlamına gelir. Laf olsun diye onunla evli olmadığımızı gösterir. Bundan iyi iltifat olur mu?" diye de eklemişti.

Kıskançlık`ın olmaması tabii ki problemdir, ama yanlış kullanıldığında çok yıkıcıdır. Abartıldığında, sevgi gibi yapıcı bir duygunun zıddı haline gelebilir. Sadece kıskananı değil, kıskanılanı da yıpratır. Devamlı aldatılmak düşüncesiyle yaşamak kesinlikle dayanılmazdır. Bu durumlarda kıskançlık çiftleri birbirine bağlayan değil, ayrılığı hızlandıran ciddi bir hastalık haline gelmiş demektir.

Neden kıskançlık ?

İdeal evliliklerin temelinde, dozunda kıskançlık ve eşin sadakatine güven duygusu bulunur. Bu ikisi bir arada yer almalıdır. Evlilikte güvensizliğe yer yoktur. Kıskançlık ve güvensizlik aşırıya vardımı çekilmez olur. İnsanlar birkaç sebeple kıskançlık`larını aşırıya vardırırlar.

Bazı aşırı kıskanan tipler aslında kendileri eşlerini aldatmaktadır.bunu bastırma amacıyla eşine yansıtmaktadır. Kendisi yaptığı için herkesin ihanet edebileceği kanısındadır. Her şeyden anlam çıkarır, tartışır, kavga eder. Eşi hak ettiği cevabı ona verir, ama yine aldırış etmez. Bazen kaba kuvvete, dayağa başvurur.

Kıskançlık çok aşırıya varmışsa bir paranoya vakası ile karşı karşıyayız demektir. Bu tipler aşırı gururlu, geçimsizdir, kendini üstün görür, şüpheci ve evhamlıdır. Her şeyden olmadık anlamlar çıkarırlar. Yolda yürürken bile eşlerini göz altında tutarlar. Çevredeki erkeklere veya kadınlara bakıp bakmadıklarını kontrol ederler. Eve gelince perde ile oynanıp oynanmadığını araştırır, pencereden hangi erkeği gözetlediği konusunda hesap sorarlar. Kocası biraz geç gelse, hangi kadınla birlikte olduğu konusunda onu bunaltırlar.

Yaşlılıkta değişik sebeplerle ortaya çıkabilen demans (bunama) hallerinde de hastalık derecesinde kıskançlık görülebilmektedir.

Alkol ve bağımlılık yapan maddeleri uzun sure kullanan kişilerde de eşini aşırı ve patolojik derecede kıskanma görülebilir. Üstelik bu kişiler, eşlerini hiç olmadık kişilerden kıskanırlar.

Ne yapmalı ?

Kıskançlık konusuna ılımlı yaklaşmak gerekir. Her şeyi karşılıklı konuşarak mantıklı bir yola oturtmak en uygunudur. Kıskançlık`ı hezeyana çevirmeden, bunu tek başına çözemeyeceğini bilmelidir. Eşi ile diyalogla orta yolu bulmaya çalışmalıdır. Eşler, çekinmeden birbirlerine duygu ve düşüncelerini açmalı, doğruyu yanlışı beraberce ayıklamalıdırlar.

Aşırı kıskanmayı sevginin bir yolu olarak görmemeli aksine sevgiyi gideren bir unsur gibi değerlendirmelidir. Çiftlerden birinin devamlı olarak diğerinden şüphe etmesi, onu izlemesi, her hareketinin ve sözünün altında başka bir anlam araması her iki taraf için de gerçekten zordur. İnsanların birbirlerinin günlük hayatları ile ilgilenmeleri duydukları yakınlığın bir sembolüdür. Çiftler elbette birbirlerine soru sorabilirler. Ama soruların asla sorgulama halini almaması, insanları bunaltmaması gerekir.

Çevrelerinde aşırı kıskanç olarak görülen kişinin neler hissettiğini, niçin böyle yaptığını yakın dostları ile paylaşmasında, fikirlerini almasında fayda vardır.

"İllâ gerçeği bulacağım" diye hayatı kendimize ve eşimize zehir etmemiz doğru değildir. Bir dedektif gibi düşünmek ve davranmak zorunda olmadığımızı bilmeliyiz.

Kıskançlık duygularının kaynağını araştırmalıdır. Sebeplerini kendi kendimize sıralamalıyız. Haklı mı haksız mı olunduğuna karar verilmelidir ve kıskanç insanın çevresine rahatsızlık saçtığı akıldan çıkarılmamalıdır.

Son olarak, bu tedbirlerle halledilemeyen ve anormal, garip yönleri fazla olan kıskançlık`larda muhakkak beraberce bir psikiyatriste gidilerek tedavi yolu seçilmelidir.


kaynak : kadinlaraozel.blogspot.com

19 Temmuz 2007 Perşembe

Erkekler hiçbir zaman

erkekler

FHMtr

Erkekler hiç bir zaman

1: Maç önemli değil diziyi seyredelim

2: Birlikte alışverişe çıkmayı özledim

3: Göğüslerin fazla büyük

4: Sadece salata yiyeceğim

5: Galiba yalnış yola saptım bilen birine soralim

6: Ayaktayken sanada bir çay koyayim

7: Karar veremiyorsan 2 ayakabıyıda alalım

8: Bu akşam olmaz başım ağrıyor

9: Aldatmak çok saçma

10: Seninle sohbet etmek varken kahvaltıda neden gazete okuyayım? ....

demezler.....


Yazıyı Puanla !!